Emperyalist barbarlığa geçit yok:
NATO defol!
Emperyalist kapitalist sistem ölüm saçıyor!
Emperyalist-kapitalist dünyanın efendileri militarizm ve silahlanma yarışına hız verirken, her geçen gün baskı, savaş ve saldırı politikalarını da tırmandırıyor. Dünyanın birçok yerinde ezilen haklar, işçi ve emekçiler, gençler emperyalist savaş politikalarının kurbanı oluyor. Kitlesel katliamlar yaşanıyor, milyonlarca insan evinden-yurdundan edilerek mülteci konumuna düşürülüyor. ABD emperyalizmi ile suç ortaklarının kışkırttığı savaşların yayılma riski, her an tabloyu çok farklı boyutlara taşıyabilir.
***
Kapitalist emperyalizm Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra ebedi zaferini ilan etti. Ancak aradan geçen kısa süreye rağmen düzenin her yerinden çürümüşlük, kan ve irin fışkırmaya başladı.
Emperyalist güçler, yakın zamana kadar vahşi saldırganlığını “demokrasi, insan hakları, özgürlük ve uluslararası hukuk” maskeleriyle örtmeye çalışıyordu. Fakat gelinen aşamada, ABD’nin başını çektiği Batılı emperyalist güçler kendi egemenlikleri için “değerler” maskesini çöpe atmış, önemsedikleri tek şeyin kendi çıkarları olduğunu gözler önüne sermiş bulunuyor. Bunun için Filistin halkına büyük bir soykırım saldırısı gerçekleştirdiler, Gazze’de taş üstünde taş, kuşların yuva yapacağı bir ağaç dahi bırakmadılar. İki yıl boyunca çoğunluğu çocuk ve kadın iki yüz bine yakın Filistinliyi bombalayarak, işkence ederek, ambargo ile aç ve susuz bırakarak soykırımdan geçirdiler. Filistin’de insanlığa karşı işledikleri suçlar yetmezmiş gibi Lübnan halkına da savaş ve katliamlar yaşattılar. Eli kanlı IŞİD artığı HTŞ çetesini Suriye’de iktidara taşıyarak Alevi, Dürzi ve Kürt halklarının kitlesel kırımdan geçirilmesinde rol aldılar. Dahası, ABD emperyalizmi benzerine az rastlanır bir haydutluk ile Venezuela’ya girerek ülkenin başkanını kaçırdı, “Venezuela petrolünün kendilerine ait” olduğunu ilan etti, diğer Latin Amerika ülkelerini de tehditler savurdu. Tepeden tırnağa Ortadoğu haklarının kanına bulanmışken, Ukrayna üzerinden Rusya’ya karşı savaş kışkırtıcılığı yaptı/yapıyor. Afganistan, Irak, Libya, Suriye gibi ülkeleri, “demokrasi götürme” iddiası ile on yıllardır süren savaşlara ve istikrasızlığa sürükleyen ABD şimdi de İran için aynı senaryoyu uygulamak istiyor.
Washington’daki haydutlar şebekesi Latin Amerika ülkelerinden İran’a değin, yeni savaş ve saldırganlık politikalarıyla sarsılan hegemonyasını yeniden tahsis etmek istiyor. Trump yönetimi “dünyada savaş, Amerika’da faşizm” politikası izliyor. Devasa savaş aygıtını Ortadoğu’ya taşıyan Trump yönetimi, sözde özgürlükler ülkesi Amerika’da ICE isimli faşist çete eliyle insanları sokaklarda katlediyor. Amerika’da yaşayan göçmen halklar ve ilerici güçler bu katliamlar karşısında birçok eyalette sokakları, meydanları eylem alanlarına çeviriyor.
Savaş ve saldırganlık tırmandırılırken dünya çapında açıklanan ekonomik veriler halkların derin yoksulluğunu, emperyalist tekellerin ve sermayedarların ise aşırı zenginliğini gözler önüne sermektedir. İşte emperyalist kapitalist sistemin özü ve özeti budur: Halklara geleceksizlik, savaş, yıkım ve ölüm; silah tüccarlarına, kapitalist tekellere daha fazla k’ar…
“Barbarlar geliyor!”
Halklara sömürü, yoksulluk, savaş, yıkım ve ölümden başka bir şey sunmayan bu çürümüş emperyalist kapitalist sistemin efendileri, 2026 yılı NATO zirvesi için 7-8 Temmuz’da Ankara’ya geliyor! Dünya halklarına dönük yeni savaş ve saldırıları planlamak, ayağa kalkan halkların isyanını ve direnişini boğmak için yeni kararlar almaya geliyorlar. Yanı başımızda halklar katledilirken, dünyayı yok oluşa sürükleyecek olan yeni bir emperyalist paylaşım savaşının tamtamları çalarken; gençlik olarak geleceğimiz ve özgürlüğümüz için anti-emperyalist mücadeleyi büyütmenin tam zamandır!
Emperyalist haydutlara karşı kampüsleri, sokakları ve meydanları direniş alanına çevirmenin tam zamandır! Üstelik emperyalist kapitalist barbarlığa karşı bu topraklarda köklü bir mücadele geleneğimiz ve devrimci bir mirasımız var.
Biz bu haydutlar çetesini yakından tanıyoruz, zira daha önce de birçok kez karşı karşıya geldik: ABD emperyalizminin en büyük savaş donanmalarından biri olan 6.Filo’yu Dolmabahçe’de denize döken Denizler Gezmişlerin, Vietnam Kasabı Komer’ın arabasını ODTÜ’de yakan Sinan Cemgillerin, İsrail büyükelçisi Efraim Elromdan hesap soran Mahir Çayanların yoldaşıyız!
Bir savaş, saldırı ve iç savaş aygıtı olan NATO’yu da yoldaşlarımızdan devraldığımız antiemperyalist mücadele bayrağını yükselterek karşılayacağız!
NATO: Bir saldırı, savaş ve iç savaş aygıtı!
NATO, ABD ve Avrupa emperyalizminin ortaklığında “Sovyetler Birliği’ne” ve temsil ettiği değerlere karşı kuruldu. Kurulduğu günden bu yana Avrupa’da, Balkanlarda, Akdeniz’de ve elbette Türkiye’de sayısız askeri üs kurdu. Hem bu üsleri kullanarak Doğu Bloku’nu kuşatma altında tutmaya çalıştı hem gelişen halk ve kitle hareketlerini bastırmaya, ezmeye dönük paramiliter (kontr-gerilla, gladio vb.) örgütler kurdu. Tam bir iç savaş aygıtı gibi çalıştı.
Sovyetler Birliği yıkıldığında “varlık sebebi” ortadan kalkmış gibi gözükse de NATO, bir savaş örgütü olarak varlığını korumaya devam etti. Sözde “savunma” örgütü olarak kurulan NATO’nun Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonraki ilk icraatı Avrupa’nın ortasında Yugoslavya’yı kan gölüne çevirmek oldu. Yugoslavya’daki siyasal gerilim ve çatışmaları kışkırtan NATO, sözde “bir insanlık dramına engel olmak” için uluslararası hukuku çiğneyerek Yugoslavya’yı bombaladı, paramparça etti. On binlerce kişi yaşamını yitirdi. Halklara cehennemi yaşattı. NATO eli ile Yugoslavya işgal edildi. Yugoslavya’dan sonra Afganistan ve Irak’ı işgal eden Amerikan emperyalizmi, her adımında yeni savaş ve saldırıların hazırlığını yaptı. Libya’dan Suriye’ye, Filistin’den Lübnan’a, Yemen’den Sudan’a ve Ukrayna’ya kadar dünyanın birçok yerini halklar için cehenneme çevirdi.
İşte NATO’nun emperyalist kapitalist efendilerinin “yeni dünya düzeni” dedikleri budur: Savaş, yıkım, ölüm, yoksulluk ve sömürü…
Emperyalist barbarlığa geçit yok: NATO defol!
NATO’nun “suç karnesi” tepeden tırnağa kanlıdır. NATO şefleri, bu kanlı sicile yeni suçlar eklemek için 7-8 Temmuz’da Ankara’ya gelmeye hazırlanıyor.
Emperyalist güçler ve sömürücü asalaklar barbarlık düzeni sürsün diye, kendi aralarındaki çıkar ve egemenlik mücadelelerine taraf olmamızı istiyorlar. Bu amaçla gerçekleri çarpıtıyorlar, yalan ve demagojilerle saldırganlıklarını örtmeye, kirli ve kanlı sicillerini gizlemeye çalışıyorlar. Fakat, bizler gayet iyi biliyoruz ki emperyalist barbarların tarafında olmak ülkelerin bombalanmasına, halkların katledilerek yerinden yurdundan edilmesine ve sömürülmesine; dahası dünyanın emperyalistler eliyle yeni bir yok oluşa sürüklenmesine ortak olmak demektir! Bunu net bir tutumla reddediyoruz, yerimiz emperyalist saldırganlığa ve kapitalist sömürüye direnen ve mücadele eden işçilerin, emekçilerin ve mazlum halkların yanıdır! Unutulmamalıdır ki elinde halkların kanı olan NATO işçi sınıfına, emekçilere ve biz gençliğe açlık, yoksulluk ve geleceksizlik dayatan sistemin silahlı bekçisidir!
Emperyalist barbarlara geçit vermeyelim! Yirmi iki yıl önce İstanbul’a gelmek istediklerinde “Bizim Denizler’de NATO gemisi yüzmez!” demiştik. Bugün de en gür sesimiz, en güçlü örgütlülüğümüz ile “Emperyalist barbarlığa geçit yok: NATO defol!” diyelim. Tıpkı Denizlerin, Sinanların, Mahirlerin yaptığı gibi!
Devrimci tarihimizden aldığımız güçle kampüs kampüs, sokak sokak yürüyelim, gençlik cephesinde anti-emperyalist mücadeleyi büyütelim!
Emperyalist barbarlığa geçit yok: NATO Defol!
Ya barbarlık ya sosyalizm!
Devrimci Gençlik Birliği
|